Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kastamonu İl Kongresi’nde konuştu.

Erdoğan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na seslenip “Yahu sen ne cins adamsın be? Sen benim 250 şehidimin yakınlarını düşünmüyorsun. Bir kasetle CD ile gelmedik, bizim farkımız var” dedi.

Gündemde yer alan bir diğer tartışma konusu KHK’ya ilişkinde konuşan Erdoğan, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eleştirilerine sert yanıt verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Ana muhalefetin maalesef bugün başındaki zatın (CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu) bu 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde şehit edilen 34 vatandaşımızın değil de onları alçakça şehit eden katillerin yanında saf tuttuğunu görüyoruz. Söylediği şeye bak, tek tip elbiseyle ilgili. “Onların yakınları yok mu, onları o halde gördükleri zaman ne yapacaklar, üzülmeyecek mi, şöyle olmayacak mı, böyle olmayacak mı?” diyor. Ya sen ne cins adamsın be?

Sen benim 251 şehidimin yakınlarını düşünmüyorsun, sen benim 2 bin 193 gazimin yakınlarını düşünmüyorsun. ‘Onların acaba yakınları, evlatları, kardeşleri şehit olduğu zaman ne yaptılar, ne yapıyorlar’ diye soruyor musun Bunu düşünüyor musun? Yok. Bir kasetle, CD ile gelmedik, bizim farkımız var.

Hep fitnenin, ayrıştırmanın peşinde olmuştur. Tüm terör örgütlerine destek vermiştir. PKK’nın destek verdikleriyle kol kola yürüyen kişi değil mi? Onlar destek verdi, güya Hakkari’de miting yaptı. Bu iş yürek işi. Bu öyle lafla yürümüyor.

Dürüst olun. Bunlarda dürüstlük yok. Bizzat şahsıma bölgedeki örgütlere silah verilmeyeceği söylendiği günden beri 4 bini aşkın TIR silah yüklü Suriye’de sınırlarımızın boyu dağıtılmaktan kalınmadı önümüzdeki yılın bütçesine ödenek konuldu.

Vize krizini kendileri başlattılar, kendileri de bitirdiler. Biz böyle bir vize krizi istemedik ki. Olması gereken buydu zaten.

Madem Suriye’de her şey güllük gülistanlık, 3 milyonun üzerinde insan niye bizim topraklarımızda yaşamaya devam ediyor? Çünkü biz de, bu insanlar da biliyor ki sınırın öte tarafında sadece örgüt isimleri, sadece örgüt işaretleri değişiyor, zulüm baki. Dün zalimin adı rejimdi, dün zalimin adı DEAŞ’tı, bugün zalimin adı YPG/PYD’dir. Biz DEAŞ’a ne yaptıysak bu örgüte de aynısını yapacak ve mutlaka sınırlarımızın ötesini güvenli hale getireceğiz.

Darbe girişiminden yaklaşık iki hafta sonra çıkardığımız KHK’da kamu görevlilerinin aldığı kararlar ve eylemlerinin sorumluluk doğurmayacağı hükmünü getirmişiz. Üstelik bu kararname Meclis’te de görüşülerek yasalaşmıştı. Yani tüm vekillerin haberi var. Aynı hükümleri içeren düzenlemeye 15 Temmuz’da cesaretle darbecilere karşı koyan sivil vatandaşlar için de ihtiyaç duyulduğu görülmüştür. Nedense büyük bir gürültü koparılmaya başladı.

Bana göre büyük değil. Tuhaf kampanyalar başlatıldı. Hatta içimizden bazıları da bu kampanyaya katıldı. 16 Nisan’da da bugün bu kampanyaya katılanlar ‘Evet’ demedi. Biz bir yolda aynı dava arkadaşı değil miyiz? Nasıl oluyor da bir anda affedersiniz Bay Kemal’in kayığına biniyorsunuz.

Bu husumet kervanına bizim dava arkadaşlarımız nasıl katıldı, katılıyor? Yazıklar olsun. Birilerinin zil takıp oynamalarına vesile oldukları için yazıklar olsun.”