Yaşınız ilerledikçe vücudunuz kadar beyniniz de gücünü kaybetmeye başlar. Peki buna karşı neler yapabilirsiniz?

İyi çalışmaya devam edebilmesi için beynin de tıpkı makineler gibi yaşı ilerledikçe iyi bir bakıma ihtiyacı vardır.

Beynimiz vücudumuzda en değerli organlarımızdan biridir. Bu yazıda beyin gücünü korumanın en iyi altı yöntemi anlatılmaktadır. İyi okumalar. 🧠

Yeni bir dil ya da enstrüman öğrenin

 

Zihni güçlendirmek için başvurulan beyin jimnastiği programları ve bulmacaların yararları çok yoktur. Oysa yabancı bir dil ya da yeni bir enstrüman öğrenmek beyni daha fazla çalıştıracağından, beynin öz gücünü korumasına daha fazla yardımcı olur.

Beynimiz; yeni notaları ve kelimeleri öğrenirken hafıza egzersizi, dikkat, duyumsal algı ve motor kontrol gibi birçok işlevi devreye koyar.

Bu tür etkinlikler hafızayı çevikleştirecek ve yararları ileri yaşlarda da görülecektir.

BBC Türkçe’nin aktardığı bilgilere göre, geçtiğimiz yıl yapılan bir araştırmada, müzisyenlerde bunama (demans) ihtimalinin herhangi bir enstrüman çalmayan insanlara kıyasla yüzde 60 daha az olduğu görülmüş.

Yapılan başka bir araştırma ise yabancı bir dil konuşmanın Alzheimer hastalığını beş yıl geciktirdiğini gösteriyordu.

Kendinizi bu şekilde zorlamak en azından mevcut yeteneklerinizi daha iyi görmenize imkan verecektir. Eğer yaptığınız iş bu tür etkinliklere başlamanıza izin vermeyecek kadar yoğunsa yine de şanslı sayılırsınız; çünkü uyarıcı ve dikkat gerektiren işler beyin gücünü korumaya yardımcı oluyor.

 

Kulaklarınızı dikkat edin

Duyularımızdan izole olmak beyni olumsuz etkiliyor. Örneğin işitme kaybı beyni gerekli bir uyarıcıdan mahrum bıraktığı ve dikkat konusunda ekstra yük oluşturduğu için beyindeki gri doku kaybına neden olmaktadır. Yapılan bir araştırmada, işitme kaybının altı yıllık bir dönemde algı azalması riskini yüzde 24 oranında artırdığı görüldü.

Yaş ne olursa olsun işitme yeteneğini olumsuz etkileyebilecek faktörlere dikkat etmelisiniz.

Her günde sadece 15 saniye yüksek sesli rock müziği dinlemek işitme duyusunu hasara uğratmak için yeterlidir. Benzer şekilde günde 15 dakika saç kurutma makinesi kullanmak da sesleri algılayan hücrelere zarar verebilir. İşitme sorununuz olduğunu düşünüyorsanız daha fazla ilerlemeden doktora başvurmak en doğrusu olacaktır. Çünkü; az önce de belirttiğimiz gibi işitmek, beyni güçlü tutar.

Yeteneklerinize güvenin

Bir odaya doğru yürüyüp içeri girerken oraya niye gittiğinizi unuttuğunuz hiç oldu mu?

Yaş ilerledikçe hafızanın da zayıflamaya başladığını söylüyoruz hemen değil mi? Oysa bu sadece yaşlıların değil gençlerin de başına gelebilecek bir hadisedir.

Uzmanlar, gerçekte bir sorun olmasa da yaş ilerledikçe beyinsel becerilerimiz konusunda güven yitirdiğimizi söylüyor. Bunun sonucu olarak dış desteklere ihtiyaç duyar, arabamızın navigasyonuna, cep telefonumuzun uyarıcısına başvurur hale geliyoruz. Oysa kendi kapasitemizi zorlamadığımız sürece zihinsel beverilerimizin düşüşünü hızlandırmış oluruz. Yani eğer kapıda durup oraya niye gittiğimizi hatırlamaya çalışıyorsak bundan hafızamızı biraz daha zorlamamız gerektiği sonucunu çıkarmalıyız.

 

Abur cuburdan uzak durun

cips kola

Obezite beyne birçok yönden zarar veriyor. Damarlarda kolesterol birikmesi beyne giden kan akışını sınırlar ve iyi çalışması için gereken besin ve oksijenden mahrum bırakıyor.

Ayrıca sinir hücreleri (nöronlar) insülin hormonu seviyesine karşı aşırı duyarlıdır. Düzenli bir şekilde şekerli ve yüksek kalorili gıdalarla beslenme halinde insülin sinyalleri kesintiye uğrar ve zincirleme tepkimelere ve beyinde zararlı plakların birikmesine sebep olur.

Omega 3 gibi yağ asitleri, D ve B12 vitaminlerinin yaş ilerlemesiyle ilgili beyin hasarlarını azaltıcı etkisi vardır. Akdeniz diyetiyle beslenen yaşlıların kendilerinden 7,5 yaş daha genç insanlarla aynı algısal becerilere sahip olmasının sebebi budur.

Spor yapın

Spor yapan bir erkek

Aslında beyin ile beden arasında ayrım yapmak mantıklı değildir. Çünkü beynimizde tıpkı vücudumuzdaki kaslar gibi sürekli çalıştırılmak ister.

Beyni korumanın en etkili yollarından biri de fiziksel aktiviteyle bedeni güçlendirmek olabilir.

Bu yöntemle beyne kan akışı artacağı gibi, sinir hücreleri arasındaki bağlantıları sağlayan proteinler de harekete geçecektir.

Yürümek ve aerobik gibi hafif egzersizlerden ağırlık kaldırma ve vücut geliştirmeye kadar her türlü fiziksel aktivitenin her yaşta yararı olduğu ispatlanmıştır.

Sosyalleşin

Beyni korumanın en iyi yollarından biri de sosyalleşmek, kalabalığa karışmaktır.

Bizler sosyal varlıklarız ve arkadaşlarımız ve akrabalarımızın beyni uyarıcı etkisi vardır; yeni tecrübeler denememizi, stresten ve üzüntüden kurtulmamızı sağlarlar.

Bakın; 70 yaşındakiler üzerinde 12 yıl boyunca yapılan bir araştırmada, sosyal olarak daha aktif olan insanlarda algı azalması ihtimalinin yüzde 70 oranında düştüğü görülmüştür. Başka insanlarla düzenli irtibat halinde olmak hafızayı ve dikkati koruduğu gibi zihinsel işlemlerin de genel olarak daha hızlı yapılmasını sağlıyor.

Kısacası sağlıklı beslenme, uyarıcı fiziksel aktiviteler ve iyi bir arkadaş çevresi sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmenin sırrı olduğu kadar beyin gücünü korumak açısından da önemlidir.

Umarız bu makalenin sizlere faydası olmuştur. Eğer yazıyı beğendiyseniz paylaşmayı unutmayın lütfen. Daha fazla makale için web sitemizde gezebilirsiniz.

[Via BBC Türkçe]

Çevrenizle Paylaşın 👉