696 sayılı KHK ile terör suçlarından yargılanan tutuklu ve hükümlülere tek tip kıyafet giydirilmesi Türkiye’nin gündemine girdi. Türkiye’deki bazı siyasi partiler bu yeni uygulamaya karşı tepki gösterirken bir kesim de bu yeni kuralı destekliyor.

Peki, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) bu konudaki içtihadı nasıl işliyor?

OHAL kapsamında yeni düzenlemeler yapılması amacıyla yayımlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) 103’üncü maddesinde yer alan ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı’yla ilgili kanunda değişiklik yapan uygulama, terör suçlarından yargılanan tutuklu ve hükümlüler için “tek tip kıyafet” tartışmasını yeniden başlattı.

Söz konusu maddede “terör suçlarından tutuklu ve hükümlü bulunanların duruşmaya sevk nedeniyle ceza infaz kurumu dışına çıkarılmaları durumunda, ceza infaz kurumu idaresince verilen giysileri giymek zorunda oldukları” ifade ediliyor.

Avrupa’da Cezaevi Kuralları

Avrupa’da tek tip kıyafet uygulaması

Deutsche Welle Türkçe’den Kayhan Karaca’nın haberine göre, Avrupa genelinde cezaevi kurallarının ana çerçevesi ilk olarak, üyeleri arasında Türkiye’nin de yer aldığı Avrupa Konseyi tarafından 1987’de hazırlanmaya başlandı.

Avrupa Konseyi’nin karar organı konumundaki Bakanlar Komitesi, “Avrupa Cezaevi Kuralları”nı 11 Ocak 2006’da Strasbourg’da kabul ettiği bir kararla yeniledi.

Karara Ankara dahil hiçbir Avrupa devleti itiraz etmezken, güncellenen bu belgenin temelini Avrupa Konseyi tüzüğü, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve İşkence ve Kötü ve Onur Kırıcı Muamelenin Önlenmesiyle ilgili Avrupa Sözleşmesi oluşturuyor.

Toplam 108 maddeden oluşan Avrupa Cezaevi Kuralları’nın “Kıyafetler ve Yataklar”la ilgili 20’nci maddesinde tutuklu ve hükümlüler için öngörülen kıyafetler hakkında “Bu kıyafetler küçültücü ya da aşağılayıcı olmamalıdır” ifadesi var.

“Cezaevi dışına çıkma izni olan mahpuslara mahpus olduklarını belli edecek kıyafet giyme zorunluluğu getirilmemelidir” deniliyor.

Kuralların açıklama bölümünde ise hükümlülere tek tip giysi zorunluluğu konusunda açık kapı bırakılırken, bu uygulamanın “ne yasaklandığı ne de teşvik edildiği” belirtiliyor.

Bununla birlikte, şayet hükümlülere tek tip giysi zorunluluğu getirilecekse bunun kuralların 2’nci maddesiyle uyumlu olması gerektiğine vurgu yapılıyor.

Kuralların 2’nci maddesi ise “Özgürlüğünden yoksun bırakılmış olan herkes cezalandırılmalarına veya tutuklanmalarına hükmedilen kararla yasal olarak ellerinden alınmayan tüm haklara sahip olmaya devam eder” diyor.

AİHM İçtihadı

Her ne kadar Avrupa devletleri tarafından ortaklaşa kaleme alınmış olsa da Avrupa Cezaevi Kuralları’nın hukuksal planda doğrudan yaptırımı yok. Buna karşın AİHM’nin bu kurallar üzerine oturtulmuş içtihat niteliğinde iki kararı var. Bu kararlar, Romanya’ya karşı açılmış davalarda 2008 ve 2010 yıllarında açıklandı.

Bunlardan ikincisi, yolsuzluk suçlamasıyla yargılanan ve davası medyada geniş yankı bulan üst düzey Romen bürokrat Dan Jiga’nın, suçlu bulunup 2005 yılında 5 yıl hapis cezasına mahkum edildikten sonra, halka açık duruşmalara tek tip cezaevi kıyafetiyle getirilmesinin “masumiyet karinesi” ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma hakkıyla ilgili maddesine aykırı olduğu teziyle AİHM önünde Romanya’ya karşı açtığı davada verildi.

Romen hükümeti AİHM önünde kendisini “davacının giysisi olmadığı” ve “hijyen” iddiasıyla savundu. Ancak Strasbourg yargıçlarını ikna edemedi. Davayla ilgili kararını 2010’da açıklayan AİHM Jiga’yı haklı buldu. Mahkemenin gerekçeli kararında, “geçici tutuklulara yönelik önlemlerin masumiyet karinesini ihlal etmemesi gerektiği” ifade edildi.

Davacının cezaevi giysisiyle duruşmaya çıkarılmasına “resmi makamlar tarafından meşru bir açıklama getirilemediği” not edildi. Duruşmaya cezaevi giysileriyle çıkarılmanın, özellikle de aynı duruşmada normal giysili başka sanıklar var ise cezaevi giysili sanığın “suçlu” olduğu izlenimi uyandırabileceğine vurgu yapıldı.

Bu tespitlerden yola çıkan AİHM, sözleşmenin adil yargılanma hakkıyla ilgili maddesinin ihlal edildiğine karar verdi.

Türkiye’de Tek Tip Kıyafet Uygulaması

Türkiye’de yayımlanan KHK sonrası anayasal düzene karşı işlenen suçlarla yargılananlar badem kurusu ve gri renkli tulum giyecek.

Son yayınlanan KHK’da tek tip düzenlemesi de yer aldı. Darbe sanıkları bundan sonra badem kurusu renk kıyafetle duruşmaya gelecek.

Yıllık listelerde belirlenen silahlarla bunlara ait mühimmat ve yedek parçaların iç pazara üretici veya dağıtıcı firmalarca sunulmasına, İçişleri Bakanlığının olumlu görüşü alınarak Milli Savunma Bakanlığınca izin verilecek.

[Via Kayhan Karaca/Deutsche Welle Türkçe]

PAYLAŞ