Psikolojik Savaş kavramı; klasik anlamdaki savaşın kazanılması veya kaybedilmesinde, savaştan sonra da üstünlüğün devam etmesinde veya sorunların çözülmesinde insanların ruh haline etki ederek sonuç almak olarak ifade edilebilir.

Nükleer savaş, biyolojik savaş, teknolojik savaş ve hava savaşı olduğu gibi birde psikolojik savaş türü bulunmaktadır.

21. yüzyılda artık başlatılan savaşlar sadece cephede gerçekleşmiyor ve savaşın çok çeşitli dalları sayesinde bu süreç gelişerek sonuçlanması hedefleniyor. Bunun en büyük ayağını medya aracılığı ile gerçekleştirilen algı operasyonları oluşturuyor.

Bilimsel açıklamalara göre psikolojik savaş; Düşmanların düşünceleri, harekat tarzları, hisleri, gelenekleri ve inançları üzerinde genel olarak tesir yapılarak psikolojik gücünün kırılmasıyla hedefine ulaşan bir savaş türüdür. Böylelikle karşı tarafından psikolojik gücü zayıflatılmış ve kendilerinin psikolojik durumu kuvvetlenmiş olur. Tüm bu amaca hizmet eden faaliyetlerin tümüne psikolojik savaş denir.

Psikolojik Savaşın en önemli yöntemlerinden biri de propagandadır. Propaganda savaşta çok güçlü bir silahtır. Bu durumda amaç genellikle içerdeki veya dışarıdaki düşmanı insanlık dışı olarak göstermek ve ona karşı nefret yaratmaktır. Bazı özel kelimeler kullanarak veya bazı özel kelimeleri kullanmaktan sakınarak düşman hiç yapmadığı şeyler için suçlanır ve bu sayede zihinlerde hatalı bir imaj oluşturulur. Çoğu propaganda düşmanın gerçek veya hayali bir haksızlığın sebebi olduğu hissini vermek ister.

Aynı zamanda halkın kendi milletinin haklı olduğuna da inanması gerekir.

Propagandanın etkili olabilmesi için inanılır, basit, ilginç, tutarlı, sık sık tekrar edilmesi, bölgesel veya genel gerçeklerle uyumlu olması gerekir. Propagandacı özellikle mücadelenin sonucunu belirleyecek olan tarafsızlar, fikri olmayanlar ve tereddütlü olanlar üzerinde çalışırlar. Araçları ise söz, yazı ve resim ile ilgili bütün araçlardır.

Psikolojik savaş yöntemlerinden bir tanesi kontrollü gerilim stratejisidir. Egemenlik duygusu evrensel bir duygudur. Güç odakları bu duygunun etkisi ile ellerindeki kontrolü kaybetmemek için gerilimi artırırlar ve gerilimden çıkar sağlarlar. Potansiyel tehlike olarak algıladıkları tehlikeyi kendi savaş kurallarına çekmeye çalışırlar. Kendi savaş kuralları şiddettir. Şiddetle beslenirler, şiddetten yararlanırlar. Kontrollü gerilim, güçlü tarafın egemenliğini elinde tutmak için geliştirdiği bir yöntemdir, kısa vadede sonuç verir. Uzun vadede silah geri teper.

Dünya devletleri günümüz çağında her ne kadar barışın koruyucusu olarak görünse de aslında birbirlerini içten çökertmeyi hedef alan ideolojik ve psikolojik savaşlar içerisine girmişlerdir. Sözde insan hakları savunucuların aslında “barış içinde savaş” politikaları izlediği bugün açıkça görülmektedir.

Psikolojik savaş, hasımların siyasi, ekonomik ve sosyo kültürel yapılarını zedeleyerek başarıya ulaşan ve bu doğrultuda savaşın galibiyet ağırlığını kendi çemberi etrafında oluşturmaya çalışan bir sistemdir. Psikolojik savaşta en büyük faktör propagandadır.

Günümüzün önemli sorunlarından olan yalan haberler gittikçe çoğalmakta. Peki bir haberin yalan olduğun olduğunu nasıl anlarız? Bunlarla nasıl mücadele ederiz?

Yalan Haber Nedir?

Yalan kavramı ‘doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz’ anlamına gelir. Yalan günlük yaşamda kullandığımız stratejilerden biridir. Yalanı bazen ‘nazikçe konuşmalardan kaçınılması eğilimi’ olarak kabul ederiz bazen de ‘abartı’ veya ‘yanılgı’ olarak adlandırırız.

Neden Bu Kadar Çok Yalan Haber Yapılıyor?

Post truth kavramını ortaya çıkaran isimlerden Keyes’e göre, yalan söylememizin ve bunu artan bir oranda yapmamızın altında sahtekârlığı cezalandırmak için etrafımızda yeterince yaptırım uygunlanmaması, hatta yalanın ‘yüce bir amaca ulaşma yolunda’ bir adım olarak görülmesi yatıyor. Bu bazen ekonomik, bazen siyasi, bazen de kültürel emellerimizle ilgili olabiliyor.

Bir Haberin Yalan Olup Olmadığını Nasıl Anlarız?

Yanlış haberler ilk olarak başlıklardan anlaşılır. Yanlış haber başlıklarının doğru haber başlıklarından daha uzun ve teknik bakımdan daha basit sözcükler içerir. Ayrıca, yanlış haber başlıklarında tamamı büyük harfle yazılmış sözcüklerin ve özel adların daha fazla, genel adların ve basit sözcüklerin ise daha az kullanıldığı tespit edilmiştir.

Haberin yalnızca başlığı ile yanlış olduğu anlaşılmaz, içerik yapısı da oldukça farklıdır. Yanlış haberler daha kolay okunur, yanlış haberlerde daha az analitik sözcük, önemli ölçüde daha fazla kişi zamiri ve zarf ile daha az ad kullanılır. Yanlış haberlerin içeriğinde çok az bilgi veya fikir vardır ve başlığa çok fazla bilgi yığılır.

Yalan Haberlerle Mücadele İçin Atılan Adımlar

Britanya kamusal yayın kuruluşu (BBC), haber merkezindeki yalan karşıtı birimle, yanlış bilgilerin Internet’te yaygınlaştırılmasıyla mücadele konusunda bir adım attı.

Editöryal Direktör Jamie Angus’ın anlatımına göre, şimdiye kadar yarım düzine insan yalan haberle mücadele için kurulan ekibe atandı ve bu sayının iki katına çıkması planlanmaktadır. Ekibin amaçları; doğrulanmamış haberler üzerinde çalışmak ve ‘Reality Check’ alt markası ile yayınlanan ve AB Referandumu sırasında BBC tarafından tanıtılan ayrıntılı metin formatındaki makaleleri ve videoları oluşturmaktır.

Aynı zamanda, Facebook da yalan habere karşı mücadelenin ilk adımı olarak bazı haberleri ‘tartışmalı’ olarak etiketlemeye başladı.

[Via]

PAYLAŞ